Aile İçi İletişim: Çalışan Anne-Baba İçin Zaman Yönetimi
Anne babalar olarak hem çalışma hayatımız var hem çocuklarımız var. Okula gidecek, okuldan gelecek. İş sonrası evde buluşma süreçlerinde zaman kısıtlı. Çocuklar ödev yapacak, siz dinleneceksiniz, yemek yiyecekler, uyku süreçleri... Dolayısıyla zaman yönetimi bu süreçte çok önemli. Aksi halde bol aile içi çatışmalar, sertleşmeler, kurallar, cezalar birbirini kovalıyor ve hiçbir zaman aynı gün aynı şekilde başlamıyor; hep aynı pazarlıklar ya da değişken yaptırımlarla birlikte böyle bir tartışma ortamı, bir kaos ortamı söz konusu olabiliyor. Her iki taraf da zorlanıyor; çocuklar da zorlanıyor, anne babalar da zorlanıyor.
Peki ne yapalım? Zaman yönetiminin en iyi ilacı rutinlerin oturtulmasıdır. Zaten sorumluluk duyguları pekişmiş olarak gelen çocuklarımız artık bu rutinleri almaya hazırdır. Nedir bu rutinler? Siz aile içi toplantınızda bunları kendi akışınıza göre organize edebilirsiniz. Yani sabah kaçta kalkılıyor, akşam kaçta geliniyor, yemek saati ne zaman? Ders çalışmaya hep aynı saatte oturmanızı öneriyoruz. Bunlar ne zaman olmalı? Demek ki rutinlerimizi oturtmak için her ailenin kendi formülü de kendine özel.
Sabah kalkınca çocukların otomatiğe alması gereken rutinler nedir? Kalkar, yüzünü yıkar, dişini fırçalar, giyinir ve kahvaltıya gelir. Bu süreçleri öncelikle yaparken siz destek olmalısınız ki davranış biçimi olarak otursun. Belki bir ay uğraşacaksınız, belki bir 10 dakika erken kaldıracaksınız ama birlikte bu süreci takip edeceksiniz; ta ki davranışa dönüşene kadar. Ondan sonra diyebilirsiniz ki: 'Seni uyandırdım, günaydın. Şimdi yapacaklarını yap. Ben de senin beslenmeni hazırlıyorum ya da kahvaltını hazırlıyorum.' Çocuk artık bunları kendiliğinden yapacak hale geldiğinde çatışma azalacaktır.
Akşamüstü herkes okuldan geliyor, işten geliyor. O nasıl oluşsun? Peki, geldiğiniz zaman okuldan gelince rutininiz nedir? Çocuk kendi kendine oturur, dinlenir, biraz bir şeyler atıştırır, sonra her gün aynı saatte dersine oturur. O da bir rutindir. Artık 'dersine otur', 'hadi ödevini yap' deme süreçlerinden de muaf olmuş oluyorsunuz. Her ailenin de kendine ait bir saat süreci var; bazen anne baba geç geliyor, bazen işte birtakım etkinliklere katılıp da eve gelinebiliyor. Dolayısıyla hangi saat en optimum saatse onunla başlayıp onu oturtmanızı öneririz hep. Şimdi bu rutinler oturduktan sonra artık ne oluyor? Çatışmalar azaldığı gibi zaman da kalıyor, zamanı da daha iyi yönetir hale geliyorsunuz.
Uyku süreçlerine geçiş de yine aynı rutinlerde. Her şey bitti, birlikte oldunuz, zaman geçirdiniz. Hadi bakalım uykuya; ne yapman gerekiyor? Pijamanı giyeceksin, dişini fırçalayacaksın, gerekirse duş alacaksın artık o günkü rutine göre ve kitabını seçeceksin, yatağına geçeceksin. Kitabını ben okuyabilirim, baban okuyabilir anne olarak ya da sen kendin okuyabilirsin. Artık bu yaş grubuna göre değişebiliyor. Mutlaka medyayı da yatmadan yarım saat önce tamamen bitiriyoruz. O medyayı ne kadar kullanacak, nasıl yapacak onları zaten oturtmamız gereken diğer çok önemli süreçlerden biri. Hem akademik hayatta hem de gün içi rutinlerimizde bunu da organize etmemiz çok önemli, o da rutinin bir parçası olmalı. Yaş grubuna göre ne kadar yapacağına ailece karar vermeniz de çok çok önemli.


