Oyun aslında çocukların, gençlerin, bazen de yetişkinlerin hayatı en çok deneyimledikleri, yaşantılarını zenginleştirdikleri çok değerli bir öğrenme ortamıdır. Çocuklar için hep şöyle derim; oyun çocukların en önemli işidir.
Oyun dediğimiz zaman aslında bireysel oyunlar ve sosyalleşmeyi sağlayan grup oyunları olarak iki alanda değerlendirmek mümkündür.
Bireysel oyunlar dediğimizde çocuk, kendi özgün ortamında kendi seçtiği materyallerle oluşturduğu bir oyun ortamında bulunur. Burada istediği nesneyi seçer, istediği alanda, istediği sürede ve istediği şekilde oynar. Bir oyun arkadaşına ya da partnere ihtiyacı yoktur. Tamamen kendi hayal dünyasında, kendi seçtiği materyallerle özgün bir oyun biçimi üretir ve bundan beslenir.
Grup oyunları ise sosyal ortamda bir ya da birçok çocukla birlikte gerçekleştirilen oyun sürecidir. Bunun dinamikleri farklıdır ve geleceğe yönelik deneyim kazanma süreçleri de farklıdır.
Oyunlar; katılım şekillerine, kullanılan materyallere ve oynandıkları ortama göre bireysel oyunlar ve grup oyunları olarak ikiye ayrılır. Her iki oyun türünün de kendi iç dinamikleri açısından çocukların ve gençlerin gelişiminde önemli katkıları vardır.
Bireysel oyunların aksine grup oyunları, bir ya da birkaç kişiyle birlikte grup dinamiği içinde oynanır. Bu oyunların belirli kuralları vardır. Bazen yarışmacı, bazen ortak bir amaca yönelik olarak belirli materyallerle oluşturulur. Her iki oyun türünün de dinamikleri ve gelişimsel katkıları farklıdır.


