Çocuğumu Okul Hayatına Nasıl Hazırlayabilirim?
Okula başlama bütün anne babalar ve çocuklar için oldukça heyecanlı bir süreç. Okul öncesi eğitimine başlamak olsun, ilkokula başlamak olsun, tüm anne babalar ve çocuklar için yepyeni yaşam becerilerini hedefleyen, kendilerini idare etmeleri için olması gereken altyapının oturmuş olmasını beklediğimiz bir dönem ve başlangıç.
Nedir bu? Öncelikli olarak çocuklarımızın hazır olmuşluklarını, hazır bulunuşluklarını önemsiyoruz. Anne babaların bu konuda okula başlamadan önce bazı altyapıyı geliştirmiş olmalarını hedefliyoruz.
Nedir bu altyapı? Öncelikle sosyal ve duygusal olarak ne durumda? Çocuk 2,5 yaşında okul öncesinden önceki oyun grubuna da başlıyor olabilir. İlkokul 1'e de başlıyor olabilir. Yani yaşına uygun kazanması gereken gelişimsel özellikleri kazanmış mı? Öncelikle bunlara göz atmamız lazım.
Yani sosyal ve duygusal olarak çocuk kendini anneden babadan ayrı olarak, annenin babanın desteği olmadan yabancı bir ortamda, öğretmenin yönetiminde arkadaş grubuyla birlikte yöneteceği bir günlük plana hazır mı diye baktığımızda dil becerileri çok önem kazanıyor.
Kendini ifade etme becerileri çok önem kazanıyor. İlişkilerinde problem çözme becerileri, kendini ifade etme becerileri, duygularını ifade etme becerileri oldukça önem kazanıyor.
Dil ve bilişsel gelişim aslında birbiriyle örtüşük bir gelişimsel dönemdir. Dolayısıyla 3 ya da 4 kelimelik yönergeleri ya da iki üç cümleyi arka arkaya söylediğinde öğretmeni ya da arkadaşları böyle bir uygulamayı yapabiliyor mu? Yani yönerge takibi yaşına uygun seviyede mi?
Dilleri açısından gerek ifade edici dil olarak gerekse de kelime hazinesi olarak yaşına uygun gelişimini tamamlamış mı ya da destek istiyor mu? Bu da önemli.
Öz bakım becerilerine baktığımızda ise kendini yönetme ile ilgili giysilerini giyme, eşyalarına sahip çıkabilme, gerekirse yardım isteyebilme, temizlik ve hijyen konularında yaşına uygun becerilerini kazanmış olmasını da yine önemsiyoruz.
İnce ve kaba motor gelişimi ve de bilişsel gelişime baktığımızda ise kaba motor dediğimizde bahçe oyunları, bisiklete binme, tırmanma, koşma gibi faaliyetleri kastediyoruz.
İnce motor olarak da kalem tutma, kesme, boyama gibi birtakım becerileri yapabilecek düzeyde, yaşına uygun oranda olmak kaydıyla.
Bilişsel becerilere baktığımızda ise yine yaşına uygun olarak belli bir dikkat süresinde verilen yönergeyi anlaması, onu uygulaması ve sonucundan ne öğrendiğini çıkarım yapması için gerekli bilişsel altyapı becerileri hazır mı?
Bunların birçoğu okulda da paralel olarak gelişecektir ama minimumda yaşın özelliğine uygun olanları kazanmış olup olmamasını da önemsiyoruz ki ilkokula başladığında arkadaş ilişkileri içinde kendini doğru taşısın, doğru deneyimlesin, doğru tanımlasın.
Çünkü yaş aralığı öncelikle okul öncesinde oldukça farklı olabiliyor. Yılın başında, ortasında ya da sonundaki aylarda doğmuş çocuklar arasında üçer aylık çok hızlı gelişim dönemi olduğu için büyük farklar olabiliyor.
Yani bazı beceriler çocuklar tarafından kazanılmış oluyor. Bazıları da henüz bu becerileri yaş özelliğine göre daha sonra kazanacak olmasını öngörebiliyoruz.
Dolayısıyla çocukların minimumda altyapılarının hazır olması, kendi arkadaş grubunda kendini gerçekleştirmesi, yapabildiklerinden haz alması, özgüveninin pekişmesi ve "Ben yapabiliyorum, başarabiliyorum." duygusunun hissedilmesi açısından oldukça önemli.
İlkokul 1'de de öyle, okuma yazmaya geçiyoruz, değil mi? Daha ince motor gelişimini biraz daha beceriyle kullanmamız lazım. Daha uzun süreli bir ders süresi, 40 dakika. O 40 dakika oturacağız. Kendimizi yöneteceğiz, dinleyeceğiz.
Bilişsel olarak ve dil gelişimi olarak çok daha yoğun bir tempoda çalışacağız. Sosyal ve duygusal ilişkilerde daha büyük sınıflarda, daha kalabalık ortamlarda kendini gösterecek şekilde temel olarak iyi oturmuş olması bu anlamda önem kazanıyor yeniden.
Yani yaş büyüdükçe beklentilerimiz artıyor, süre artıyor. Yapılan becerilerin daha ince, daha kapsamlı, daha beceriye yönelik beklentilerinin yüksek olduğu bir dönem olarak algılıyoruz.
Okul öncesinden özgüvenle gelen çocuğun ilkokula gelişimi ve geçişi çok daha rahat olabiliyor. Ya da doğrudan ilkokula başlayan öğrencilerimizin de hani ana sınıfında da biraz deneyim kazanmış olmalarını tabii ki öngörüyoruz.
O süreçte de desteklenirken okula başlama değil, hazır oluş biçimine öncelikli olarak dikkat etmek çok önemli.


