Okula Uyum Sürecinde Neler Yapılmalı ?
Okullara başlangıçta okul öncesi olsun, ilköğretim olsun, bazen de liselere de yeniden başlayabiliyoruz. Burada okulları seçtik, sistemleri araştırdık ve bir karar verdikten sonra ne gibi güçlükler yaşayabiliriz? En çok yaşanan zorluklar tabii ki ilk başlangıçlarda, okula alışma sürecinde, okul öncesine başlama, ilkokul 1'e başlama da velilerimiz de, yani anne babalar da, çocuklar da zaman zaman zorlanıyorlar ve bazı güçlüklerle karşılaşıyorlar.
Nedir diye baktığımızda, ben özellikle biz uzmanlar anne babalara öncelikle diyoruz ki: Siz kaygınızı yönetiyor musunuz? Sizin kaygınız nedir? Siz hangi zorluklardan korkuyorsunuz? Yaşayacağınız neler sizi endişelendiriyor? Çünkü onlar da anne baba olarak en sevdiklerini yabancı bir ortama emanet ediyorlar. Başkaları onlar yerine bakacak, bir şeyler öğrenecek. Arkadaş ilişkileri, iyi günler olacak, kötü günler olacak. Anlaşacaklar, anlaşamayacaklar. Ama zaten böyle bir süreç yaşanır. Nasıl güçleneceğiz? Hatalarla, güçlüklerle başa çıkarak. Dayanıklılığımız nasıl artacak? Hani her şey bilişsel ve öğrenmeye yönelik değil. Yaşam becerileri açısından da okullar tabii çok değerli.
Önce anne baba olarak bir defa kendi kaygılarımızı çocuğumuza yansıtmayacak şekilde yüz ifademize, vücut lisanımıza çok dikkat etmeliyiz. Çocuklar bizi aynalar. Annem endişeli, babam endişeli. Demek ki orası biraz endişelenecek bir yer. Ben de kaygılıyım çünkü.
Bu arada belki de bizlerin, yani anne baba olarak seçtiğimiz okula daha önceden gidip müdürle, öğretmeniyle, varsa rehber öğretmeniyle ve diğer yardımcı elemanlarla tanışmaları, görmeleri ve çocuklarını daha önceden hazırlamaları lazım diye düşünüyoruz.
Neden derseniz, her okulun idare ortamı olmayabilir. Yani müdür ya da müdür yardımcıları ya da öğretmenler sizin tarzınıza yakın bir sistemden gelmiyor olabilirler. Karakter yapıları farklı olabilir. E ne yapacağız biz? Buna da çocuğumuzu hazırlayacağız. Çünkü okula gidilecek. Başka alternatifimiz de olmayabiliyor. Ama süreç içinde tabii yumuşak yumuşak tanıştıkça işte öğretmenimize rica ederiz, müdürümüze rica ederiz, rehber öğretmenimiz olur. Biz uzmanlar devreye gireriz. Hem çocuğu hem anneyi hem de okul süreçlerini bir üçgende birleştirip çözümleyici yaklaşımlar sunabiliriz.
Ama yaşanan güçlüklerin temelinde aslında anne babanın kaygı duydukları ne varsa, baştan okulu tanıyıp çocuklarına da ona göre hazırlamaları yararlı olacaktır diye düşünüyoruz.
Bunun dışında iletişim becerileri, çocuklarımızın nasıl, yani her dediğini yapmış mıyız? Ağlayarak her şeyini kabul ettirmiş mi? Çok fazla medya ve iletişim araçlarına boğulduğu için sosyal olarak bahçede oynamamışsa, bazı ortamlara çok girmemişse ya da çok kısıtlı bir ortamda istediği gibi yönetmişse o ortamı, şimdi kurallı bir ortama giriyor.
Çocuklar çok daha fazla öğretmenin kuralları var, okulun kuralları var. Belli bir zaman diliminde belli yapılması gereken işler var ve de kendine hâkim olması lazım. Ne yapacak? Çantasını hazırlayacak, servise yetişecek, teneffüse çıkacak, yemekhaneye gidecek, tuvalete gidecek, gelecek ve de yeniden sırasına oturabilecek. Full her şeyini başarmış olarak.
Dolayısıyla çocuklar ne yapar? Ben bunları yapamıyorum. Kimse bana yardım edecek mi? Nasıl çözümleyeceğim? Bundan dolayı ne yapıyorlar? Reddedebiliyorlar. Ben gittim geldim, okulu sevmedim. Tamam, ben artık gitmeyeceğim. Veya işte böyle oldu, şöyle oldu, yarın da böyle olursa anne sen gel ya da işte kime şikâyet edeceğim ya da ağlama krizleri, okula girmemeler, kapısına kadar gelip geri çekilmeler… Bütün bunları yaşıyor anne babalarımız her ortamda.
Yani ilkokul 1'de de eğer okul öncesi sürecinden geçerek ilkokul 1'e başlamışsa zaten geçiş süreci daha rahat oluyor. Çünkü okul nedir biliyor, kural nedir biliyor. Okulu mesela daha küçük bir anaokulundan kocaman bir ilköğretim kampüsüne gidiyor olabilir. Ortaokul, lisesi olan orada kendini biraz küçük hissedebilir.
Bu ise biraz alışması için diyeceksiniz ki: Hayatım, değişik bir yer burası, biraz farklı. Bazı kurallar bizim alıştığımız gibi değil ama öğretmen ve diğer eğitim insanları, oradakiler hep sizin için ve o okulu güzelleştirmek, her şeyi size öğretmek için orada. Biz de onları tanıyacağız. Onlar bizi tanıyacak.
Burada biraz kendine izin vermeni istiyorum. Yani biliyorum, çok endişelendin. Hakikaten arkadaşın sana vurdu ve sana kimse yardım edemedi veya düştün, birebir yoktu. Öğretmenin yardım etti sadece. E bana ulaşamamışlar. Telefon, anneme telefon edin, diyor çocuklar. Çok rahatlıklar. Yani ben istemiyorum, annemi çağırın, babamı çağırın diyebiliyorlar ya da servisini bulamıyor, panik oluyor.
Bütün bu süreçlere baktığımızda çocuklar yaparak ve yaşayarak, deneyimleyerek, biraz ürkerek, biraz merak ederek, biraz süreci takip edip “Başardım. Demek ki bu böyleymiş, bu böyle oluyormuş.” gibi sistemi anlayana kadar biraz mesafeli, elimiz üstünde ama çözümleyici yaklaşımı kendileri deneyimleyerek bulmalarına imkân sağlayarak bu yaşanan güçlüklerin üzerine gitmeliyiz diye düşünüyorum.
Bu nedenle hemen “Gideyim, şikâyet edeyim. Sana vuran çocuğa sen de vur. Ben yarın gider öğretmeninle konuşurum. İşte müdüre şikâyet ederiz.” Bize danışmanlığa gelen çocuklar hep şöyle diyor: “Ben bir problem yaşadım. Kimse bana yardım etmedi ama annem babam gitti öğretmene, müdüre çok fena bağırdılar.” Şimdi bu da doğru bir yaklaşım değil.
Yani öğretmen de, anne baba da korunması gereken bir statüye sahipler. Kimse kimseye bağırıp çağırıp “Annem babam halleder.” Yani bu tarz yaklaşımlar öğretmenlerimizi ve okul ortamlarını çok geriyor.
Biliyorsunuz, herkesin belli bir saygı, sevgi ve iletişim içinde olması gereken ortamları temin etmemiz lazım. Buradan istemediğimiz davranışları biz kendimiz sergileyerek model olursak çocukların da beklentisi ona göre olur.
Uyum sağlamak, çözümleyici düşünmek ya da dayanıklılığını arttıracak kadar direnebilmek, bekleyebilmek… Bütün bu yaşam becerileri aslında tüm hayatımızın da altyapısı. İş hayatımız da öyle, ev hayatımız da böyle. Bütün sosyal ilişkilerimizde de bütün bu deneyimlediklerimizi aslında kullanıyor olacağız. Sadece ortamlar ve kişiler değişecek.
Onun için ne yapalım? Yapalım. Yaşanan zorlukları zamanında, yerinde çözümleyerek ilerleyelim diye hep öneriyoruz.


