Tüm Gelişim Alanlarındaki Gecikmeleri Erken Fark Etme
Gelişimsel olarak yaşıtlarını yakalayamayan, akademik ortamda da yaşına uygun performansı gösteremeyen çocuklarımız var. Bunlara erken müdahaleyi çok önemsiyoruz. Neden derseniz; öncelikle duygusal sorunları ön plana getiren bir süreç bu. Özgüven eksikliği, benlik kavramı ('ben yapamıyorum', 'arkadaşlarımdan farklıyım' duygusu) ile geri çekilen, içe dönen çocuklarımızı kaybetmek istemiyoruz. Bu açıdan artık beynin plastisitesi var; yani beynin esnek bir dokusu var. Çalışmayan bir merkeze diğer merkezden uyarı verildiği zaman sinapslar dediğimiz beyin hücrelerinin birbiriyle kenetlenmesi, yeni bağlantılar kurması ve o çalışmayan bölgeyi çalışır hale getirmesi artık mümkün. Tabii bunun için de doğru antrenmanların bilinçli bir uygulama ve uzman yetkisiyle yapılması çok önemli.
Bu aşamada biz aslında bu gelişimsel geriliklerin ya da akademik başarısızlıkların altyapısının doğru oturmadığını öğretmenlerimiz, anne babalarımız yoluyla gözlemleyerek çok erken fark edebiliyoruz. Okul öncesi eğitim öğretmenleri bu açıdan çok önemli, rehber öğretmenlerimiz çok önemli, ilkokul 1. sınıf öğretmenlerimiz çok önemli ve tabii ki anne babamızın gözlemleri de çok önemli. Burada yakıştırmamak var, kondurmamak var; 'Hayır efendim, işte öğretmeninin önyargısı' demek var ya da öğretmeninin fark etmediği durumlar var. Bunun için diyoruz ki biz, mutlaka doğru bir gözlemle erken uyarım sistemine geçiş bu aşamada çok önemli. Neden derseniz; burada çocukların parmak izi gibi kendi özgün öğrenme metodolojileri var, kendi bünyelerine göre. Dolayısıyla bunun tespit edilmesi, ölçüp değerlendirilmesi ve ona göre bir proje oluşturulması, bir eğitim müdahale programı oluşturulması mümkün. Bu müdahale ile birlikte okul, aile ve uzman işbirliğini de oturttuğunuz zaman çocuğumuzu kısa sürede kazanmak, bir iki senede sisteme yetiştirmek gerçekten mümkün.
Bu aşamada mühim olan doğru oyun, oyuncaklar ve doğru materyalle, doğru eğitim sisteminin orijinaline değil, eğitim sisteminin altyapısını düzenleyecek beyin antrenmanlarıyla bu işi oluşturmak. Bu da ancak uzman, anne baba, okul ve çocuk işbirliği ile gerçekleşiyor. 'Ne kadar erken o kadar iyi' dememizdeki amaç; çocuktaki duygusal sorunlar ve özgüven eksikliği, benlik kavramı çökmeden müdahale ederek onu yaşıtlarının seviyesine çekmemiz. Akademik becerilerin beklentisi yüksek, zaman çok hızlı akıyor. Dolayısıyla maksimum 1. sınıfın sonunda artık biz bu teşhisleri koymuş ve müdahale programına başlamış olalım ki 2. sınıfa kadar bu işi toparlayalım, çocuklarımızı da akademik olarak yaşıtlarının seviyesine çıkarabilelim


