Dil gelişimi aslında anne karnında başlar; annenin konuşması ve dinlenen sakin müzikler bebeğin ilk 1-2 ayda anne sesini tanıyıp tepki vermesini sağlar. Bilişsel, sosyal ve motor gelişimle paralel ilerleyen bu evrensel sürecin ilk yılı "konuşma öncesi dönem" olarak adlandırılır. 0-4 ayda bebek ihtiyaçlarını sadece farklı ağlama biçimleriyle ifade ederken 2. aydan itibaren sesleri anlamlandırıp belleğe kaydetmeye başlar; 4-9 ay arasında tüm dünyada evrensel olan "baba, mamma, dede" gibi agulama ve hece tekrarları (bıldama/gığıldama) görülür. 9-12 aylarda ise çocuk jargon evresine geçerek kendi ana diline ait tonlamaları ve ses dizilimlerini taklit etmeye başlar.
12 aydan itibaren çocuk resmi olarak "konuşma dönemi"ne adım atar ve jest
mimiklerle desteklediği ilk tekil kelimelerini kullanır. 12-15 ay aralığında tek kelimelere bir yenisi eklenerek "su ver" veya "ver" gibi eksik ama net ifadelerden oluşan telgrafik konuşma başlar. 18-24 ay dönemine gelindiğinde ise "baba gitti", "kedi nerede?" gibi iki kelimelik anlamlı ve amaca yönelik soru/ifade cümleleri rahatlıkla kurulur.
24-36 ay (2-3 yaş) evresinde kelime hazinesinde hızlı bir sıçrama yaşanır ve ifade edici dil aktif cümle yapılarına dönüşür. 3-5 yaş arasında ise kelime dağarcığı yaklaşık 1000 kelimeye ulaşır; bu dönemde gramer kuralları, bağlaçlar ve zaman-yer bildiren karmaşık soru kalıpları ("ne zaman gelecek?", "ne ile gideceğiz?") kullanılır. Çocuklar bu yaş bandında kısa hikayeler anlatabilir ve yöneltilen sorulara mantıklı yanıtlar vererek dil gelişimini üst bir seviyeye taşırlar.


